25 Haziran 1985 Salı günü saat 09:45'te, Adana Numune Hastanes'inde, 50 cm. boyunda ve 3.5kg olarak dünyaya geldi. Ata'mın gelişini merakla bekliyorduk. Doğduğunda sarışın ve renkli gözlü bir bebekti. Sonradan, 1 yaşına doğru yavaş yavaş rengi değişti ve benim kara "webstir'ım" oldu. Esmer kıvırcık saçlı bir çocuktu. Çalıştığım içi onu zorluklarla yetiştirdim. 3 yaşına kadar babaannesi ve halası baktı. O yönden şanslıydık çünkü bir çocuğa en güzel sevgiyle ve şefkatle bakabilecek kişiler anneanne, babaanne, teyze ve haladır, anne-babadan sonra... 3 yaşından sonra Çukurova Üniversitesi'nin kreşine gitti. İlkokulu Celalettin Sayhan İlkokulu'nda, Muzaffer Kaynak Hoca'nın sınıfında okudu. Öğretmeni her zaman "vasat" derdi. En son sene, yani 5. sınıfta, "Keşke ATA gibi bir kaç öğrencim daha olsaydı!" dedi. İlkokuldan sonra anadolu lisesi sınavlarına girip Adana Ticaret Odası Anadolu Lisesi'ne girdi. 7 yıl boyunca toplantılarına gittiğimde, ATA ile ilgili soru sorduğum tüm hocaları bana teşekkür ederlerdi. ATO'da Yunus Hoca'mı hem çok sever hemde çok korkardı. Çünkü ben onu Yunus Hoca'ya teslim etmişim. Benim yavrum sadece ders konusunda değil, sevgisi ve saygısıyla da etrafına her zaman ışık saçmıştır. "İnsan gibi insan" derler ya, tam öyleydi. Üniversite sınavlarına girdikten sonra iyi bir puan (361.550 puan) aldı. Türkiye'de sadece Tıp Fakültesi'nde okumak istediği için 3 fakülteye giremiyordu. Ama benim oğlum Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni tercih etti ve ilk onuncu sırada kayıt yaptırdı. Biz zorlanmayalım ve sıkıntıya düşmeyelim diye oğlum Adana'da okumak istemişti. Oğlum bu kadar düşünceli bir çocuktu. O trafik canavarının 9 Aralık 2005 Cuma akşamı saat 22:30'da, kaldırıma çıkıp oğluma arkadan çarpıp kaçmasıyla, Adana Numune Hastanesi'nde son nefesini verdi.
Fanatik Beşiktaş'lı ve Adana Çarşı Grubu üyesiydi. Yüzme, basketbol, futbol, bilardo, masa tenisi, su altı sporları ile ilgilenirdi. Halı sahada futbol oynamayı, müzik dinlemeyi, sinema ve tiyatroya gitmeyi severdi. Fırsat buldukça tatillerde Adana dışına, arkadaşlarının yanına gitmek isterdi; 2-3 günlük tatillerde bile tatile çıkardı. Kıyafetlerine çok önem verirdi. Her zaman temiz, ütülü ve tertipli olsun isterdi. Aynı zamanda yavrum ütüsünü de kendisi yapardı. Ben hiç duymadım ama Ata çok güzel şarkı söylermiş, arkadaş ortamlarında. Arkadaş ve dost canlısı, yardım sever biriydi Ata; hep pozitif düşünürdü. Televizyondaki yabancı dizileri izlemek, Adana Kebabı ve özellikle ciğer kebabını çok severdi. Değişik tadları çok severdi. İngilizce ve Almanca biliyordu. En son Japonca'ya merak salmıştı; bir sözlük almıştı, Japonca öğreniyordu. O kadar çok arkadaşı ve seveni varmış ki bebeğimin; ben bunları oğlumdan sonra öğrendim.

